Hoşgeldiniz


Başkan Sinan Bakkal - sinan@pegasuskey.com

ANAHTARCILAR ÇİLİNGİRLER VE KİLİTÇİLER FEDERASYONU

Türkiye’de 2 anahtar üreten, 5 anahtar makinesi üreten ve 30’dan fazla kilit üreten firma bulunmaktadır. 80’li yıllara kadar 65 firmamız asma kilit üretiyordu. Ama maalesef Uzakdoğu ürünlerinin her ülkeye olduğu gibi bizim ülkemize de verdiği zararlar nedeniyle bugün yalnızca bir firmamız asma kilit üretimine devam etmektedir. Bu kadar üretici olmasıyla birlikte, gereğinden fazla üretilen anahtar, anahtar makinesi, maymuncuklar ve kilitler sebebiyle, sorunlar 1991 yılında hat safhaya geldi. Çilingirlerin sayısında hızla bir artış olduğunu görmeye başladık. Eğitimsiz, mesleki tecrübesi olmayan birçok kişi anahtarcı dükkânı açmaya başladı. Hal böyle olunca mesleki sorunlarımız tabii ki artış gösterdi. Bu nedenlerle, 1991 yılında mesleğinde tecrübeli 10 arkadaşımızla bir araya gelerek, “İstanbul Anahtarcılar ve Çilingirler Derneğini” kurduk. Dernekler Kanununa göre kurulu olmamız sebebiyle, yardımlaşma ve dayanışma amacıyla tüzel kişiliğimizi kazanmış olduk. Çilingirleri tek tek dolaşarak üye kayıtlarımıza başladık.

Derneğimizin öncelikli olarak yaptığı işler arasında, resmi makamların ziyaretleri ve yasal düzenlemelerin talebi olmuştur. Valilik, Emniyet Müdürlüğü, Adalet Bakanlığı, İçişleri Bakanlığı ve Milli Eğitim Bakanlığı ile yaptığımız görüşmeler ve taleplerimiz sonucunda, 1993 yılında “Anahtarcılar ve Çilingirler” konulu 11 maddeden oluşan bir genelge yayınlanmasını ve yine İçişleri Bakanlığımızca Türkiye’nin tüm illerine gönderilmesini sağladık. Türk Ceza Kanunu’nun ilgili maddelerine dayanılarak hazırlanan bu genelge ile çilingirlerin kayıt dışı ve belgesiz çalışmalarına sınırlama getirmeye başladık. Böylelikle, İstanbul’da kurulu bulunmamıza rağmen tüm Türkiye’yi kapsayan bir genelge çıkartılmasını başarmış olduk. Bu çalışmalarla beraber, üyelerimiz arasında haksız rekabeti önlemek amacıyla her yıl Ücret Tarifesi çıkartarak üyelerimize dağıttık. Ayrıca, üyelerimize müşterilerine kendilerini ve mesleki durumlarını gösteren Yaka Kimlik Kartı, kilit açma, oto açma ve kasa anahtarı çoğaltma işlemlerinde düzenlemek üzere Kilit Açma Tutanakları dağıttık. Buradaki amaç hem meslektaşımızı hem de vatandaşımızı güvence altına almaktı.

1992 yılında Milli Eğitim Bakanlığımızla yaptığımız görüşme sonrası ise çok büyük şok yaşadığımız bir durumla karşılaştık. Milli Eğitim Bakanlığımızın meslek dalları listesinde Anahtarcılık ve Çilingirlik bulunmuyordu. Mesleki olarak bugüne kadar herhangi bir kurum olmadığından, bu gerçek maalesef bilinmiyordu. Çünkü çok eski tarihlerde çilingirlik demirciler tarafından yapılmaktaydı. Öyle ki Türk Ceza Kanununda ilgili maddeler hep demirciler diye başlıyordu. Dernek olarak bu durumun kesinlikle değişmesi gerektiğini bildiğimizden, gerekli çalışmaları başlattık. Milli Eğitim
Bakanlığına rapor hazırlayarak, gerekli yasal düzenlemenin yapılmasını talep ettik. Raporumuzda, anahtar ve kilit üretiminin artık demirciler tarafından değil, sanayi devi olmuş fabrikalarca üretildiğini, Anahtarcılık ve Çilingirliğin ise meslek olarak yapıldığını anlattık. Fakat bu kolay olmadı.

Bu gelişmeler yaşanırken, üretici firmalarımızı ziyaret ederek sorunlarımızı görüşmeye başladık. Kayıt dışı çalışan çilingirler, gelişi güzel satılan anahtar, anahtar makinesi ve maymuncuklar konusunda, firmalarımızın da bir şeyler yapması gerektiğini anlattık. Sonuçta bu hepimizin menfaatine olacaktı.

Dernekler Kanununa göre kurulu olduğumuzdan, yardımlaşma ve dayanışma amacı dışına çıkmamızın mümkün olmaması sebebiyle, Esnaf ve Sanatkârlar Kanununa tabi olacağımız Mesleki Oda kurma hazırlığına başladık. 1996 yılında “İstanbul Anahtarcılar ve Çilingirler Esnaf ve Sanatkârlar Odasını” kurduk. Aynı yıl 650 üyemizin bulunduğu derneğimizi ise kapattık. Mesleki Odamızı yasalarımızda belirtildiği üzere yalnızca anahtarcılık yapan 200 meslektaşımızla kurduk ve üye kayıtlarına başladık. Dernekte başlattığımız ücret tarifesi, yaka kimlik kartı ve kilit açma tutanağı uygulamasına ilgili izinleri alarak devam ettik. Mesleki Odamızın üye sayısı bu günlerde 800’e ulaşmıştır. Bu arada 1992 yılında başladığımız Anahtarcılık ve Çilingirliğin meslek olarak kabul ettirme çalışmalarımıza da devam ediyorduk. Sorunlar her geçen yıl büyümeye devam ediyordu. İstanbul da 15 milyon insan yaşıyor ve araştırmalarımıza göre 3500’e yakın çilingir bulunuyordu. Bu rakamlar sanıyoruz sorunlarımızın boyutunu anlatıyordur.1996 yılına gelmemize rağmen henüz istediğimiz sonucu alamamıştık ama ısrarla her yıl Milli Eğitim Bakanlığımıza rapor sunmaya devam ediyorduk. İstanbul’da başlattığımız bu çalışmaların diğer illerimize de örnek olması sebebiyle birçok ilimizde dernek kurulması için öncülük ederek onlara yardımcı olmaya başladık.

1998 yılında Türkiye’de ki ve Avrupa’da ki meslektaşlarımızla, sektörümüz arasında bir köprü oluşturmak, gelişmeleri duyurmak, yasal konularla ilgili bilgiler vermek ve eğitici bilgiler vermek amacıyla, “Anahtarcının Dünyası” isimli dergimizin yayın hayatına geçmesini sağladık. Dergimizin tüm hazırlıklarını kendimiz yaptık. İnanıyoruz ki dergimizle birlikte binlerce meslektaşımıza ulaşarak, mesleğimizin geldiği noktayı çok iyi anlattık, üretici firmalarımızı meslektaşlarımıza getirdik, teknolojideki gelişmeleri duyurduk ve mesleğimizin bilinmesi gerekenlerini anlattık.
Dergimiz aracılığı ile dünyaya açılarak sesimizi duyurduğumuza inanıyoruz.

1998 yılında yaşadığımız diğer bir gelişme ise ELF ailesi ile tanışmamız olmuştur. ELF ile yaptığımız görüşmeler sonrası 2000 yılında Bulgaristan Sofya da düzenlenen Genel Kurul toplantısına davet edildik ve katıldık. Orada üyeliğimiz konusu görüşüldü, biz Türkiye’ye döndükten sonra cevap vereceğimizi söyledik. Çünkü dernek gibi tek başımıza bir kuruluş değildik. Ülkemizde kurulu bulunan Mesleki her Oda yasa gereği Birliğe, Federasyona ve Konfederasyona bağlıdır.

Bu nedenle de yaptığınız her çalışmayı bu kurumlara bildirmek zorundasınız. Bu nedenle Sofya’dan ayrılıp Türkiye’ye döndüğümüzde ilgili kuruluşlara bilgi vererek görüş istedik. Ne yazıktır ki Mesleki Oda olarak bağlı olduğumuz yasa gereği, Türkiye’yi değil yalnızca İstanbul’u temsil ettiğimizden yurtdışındaki bir kuruluşa üye olmamızın mümkün olamayacağını öğrendik. Pes etmeden yolumuza devam edip, ELF’in çalışmalarını izlemeye devam ettik.

2001 yılında ilk Eğitim ve Teknoloji Seminer ve sergimizi düzenledik. Gerek firmalarımız gerek meslektaşlarımız bu organizasyonumuzdan çok memnun olmuşlardı. Bu sebeple her yıl böyle bir organizasyon düzenleme kararını ortaklaşa alarak, bir sonra ki yılın planlarını yapmaya başladık.

2002 yılı Temmuz ayında yıllardır verdiğimiz mücadelenin en güzel sonucunu aldık. Milli Eğitim Bakanlığımızca, Anahtarcılık ve Çilingirlik meslek olarak kabul edilmiş ve Resmi Gazetede yayınlanmıştı. Bu gelişmeyle beraber bizleri çok daha fazla bir çalışma bekliyordu. Öncelikli olarak bu konuya hız vererek Bakanlığımızdan gelen temsilci ile birlikte, Meslek Eğitim Okullarında okutulmak üzere gerekli olan eğitim programının oluşmasını sağladık. Bundan sonra Meslek Eğitim Okullarında yetişecek eğitimli çilingirler ile çok daha güzel günler görecek ve sorunlar daha da azalacaktır. Son altı yıldır gerekli şartları taşıyan meslektaşlarımız durumlarına göre bazı eğitimlerden geçerek, Kalfalık ve Ustalık Belgesi sınavlarına giriyorlar. Mesleki geçmişi olmayanlar ise Mesleki Eğitim Okullarına kayıt olarak, Kalfalık için iki yıl sonrasında Ustalık için bir yıl eğitim görüyorlar. Ustalık Belgesi almış olan meslektaşlarımız 40 saatlik kurs sonrası Usta Öğretici Belgesi almaya hak kazanarak, eleman çalıştırma yetkisi kazanıyorlar. Tüm bu yasal düzenlemeleri başarmamızın en önemli nedeni, mesleğimizin Emniyeti, Can ve Mal Güvenliğini ilgilendiriyor olmasıdır.

Bu arada ELF ailesine katılma isteğimiz devam ettiğinden, 2006 yılında bir davetimiz üzerine Sn.Dave O’Toole ülkemize geldi. Kendisi ile ELF üyesi olabilmemiz için neler yapmamız gerektiğini konuştuk. Görüşme sonrası anladık federasyon kurarak yolumuza devam etmeliydik. 2007 yılında “Anahtarcılar, Çilingirler ve Kilitçiler Federasyonunu” kurduk.

2007 yılı başlarında gelen davet üzerine Riga da düzenlenen ELF Genel Kuruluna katıldık. Üyeliğimizin kabul edilmesi bizleri onurlandırdı. Federasyonumuzun 109 üyesi ile ELF ailesine katıldık. Ayrıca, Riga da yapılan oylamada 2010 yılı ELF Genel Kurulunun Türkiye’de yapılma isteğinin kabulü bizleri fazlasıyla heyecanlandırdı. ELF ailesini Türkiye’de ağırlayacağımız için onur duymaktayız.

2008 yılında yaptığımız organizasyonumuzla birlikte bugüne kadar altı defa eğitim semineri ve sergi düzenlemiş olduk. Üç gün devam eden 2008 organizasyonumuza 3000 ziyaretçi katılmıştır. Seminerlerimizde ki amaç çilingirlerin gelişimi ve eğitimi olmuştur.
11 yıldır ise dergimizi yayınlamaya devam ediyoruz.

Sizleri ülkemizde ağırlayacağımız için çok büyük heyecan duymaktayız. Tüm ELF ailesini aramızda görmek istiyoruz.

Saygılarımızla,